Bu tarz sezon öncesi ya da sezon sonu analizleri yazarken bir parça heyecan ve
şevkle işe başlarım genelde.Çünkü benzer diğer işlerden daha artı değer katmak
için çarpıcı istatistikler, çeşitli veriler, pilot ve takım
değerlendirmeleri bulmak bunların içerisinden
seçmek gibi uğraşlar gerketirir.Ancak 2011 Formula 1 sezon sonu değerlendirmesi
yapmak için tüm bunların gereksiz bir takım zamazingolar olduğunu idrak etmek
zor olmadı.Tüm sezonu bir takım kuralların getirdiği ağır bir dominasyon ve
diğer emek kahramaları olarak özetlemek mümkün.Ola ki sezon Monza’da bitse
yazacaklarım yine benzer şeyler olacaktı. Bu nedenle yazının genelinde yukarda
bahsettiğim zamazingolardan mümkün olduğunca az göreceksiniz.
Red Bull Racing
Sezon öncesi
testlerle başlayan süreçte Red Bull’un 2010’daki gücüne güç kattığı
konusunda pekte şüphemiz yoktu.Adrian Newey temeli zaten fazlasıyla kuvvetli
olan RB-6’dan eksizsiz bir RB-7 yaratmış şekilde karşımıza çıktı.Her ne kadar
pilotaj faktörün önemsiz olduğu söylenen 2010’lu yılların Formula 1’in de dahi olsak geçtiğimiz sezon çok hızlı
bir otomobilin az kalsın şampiyonluğu kendisinden çok daha zayıf bir araca
kaptıracağına tanık olacaktık.Bu noktada bence sezonu Red Bull’un bu kadar ağır
dominasyonuna uğratan faktör Christian Horner ve tabi ki Sebastian Vettel
faktörü.
Christian Horner Red Bull’un F1 projesi başlamadan önce
Gp2’da Arden takımının patronu olarak gözünü birkaç satılık F1 takımına
çevirmişti aslında.Bu noktada tüm takım patronların zamanındaki sözleriye
‘’alıcı değil bakıcı’’ olan Dietrich Mateschitz onun Jaguar’dan yaratacağı
hanedanlığın başına kuşku duymadan oturttu. F1 Racing Ocak 2006 sayısında Red
Bull projesinin daha ilk senesinin sonunda Christian Horner’la yapılan bir
röportajda ‘’Dietrich için çalışmak çok güzel çünkü günlük işleyişe hiç
karışmaz.Resmin bütünün farklı yönleri hakkında farklı fikirleri vardır ama
takımı yönetmek söz konusu olduğunda bunu hep memnuniyetle bana bıraktı.’’
sizinde aklınızda aynı şey mi var?Bu denli kusursuz yaratılan projelerde her
zaman herkes kusursuz olmak zorunda değildir.Adrian Newey’nin takıma katılması
da bu bağlamda gerçekleşti.Çünkü Horner ince işlerden anlamaz ama bu ince
işleri o işlerde iyi olanlara havale etmekte ustadır.Bu konuda Flavio
Briatore’ye ve onun yarattığı 2005, 2006 Renault sinerjisine benzer bir hava
yarattığını düşünmek yanlış olmasa gerek.
Ve büyük başarının asıl aktörüne gelirsek sezon öncesinde
herkes Sebastian Vettel’in şampiyonluk özgüveniyle ve geçmiş sezondan çıkardığı
derslerle çok daha güçlü olacağını biliyordu.Burda asıl faktör geçtiğimiz sezon
şampiyonlu elinden kaptığı Button, Webber, Alonso ve Hamilton’un ona bir kez
daha şampiyonluk şansı vermeyeceği fikride olduğuydu.Ne yalan söyliyeyim bende
bu dörtlünün özellikle Hamilton ve Alonso’nun Sebatian’dan daha komple birer
paket olduğunu düşünenlerdenim ancak bu ikili pilotaj olarak Sebastian’dan daha
iyi olsalar bilede şampiyonluğu kazanmak için gerekli olan homojen çalışma ortamı
ve yüksek adanmışlık içgüdüsüne sahip olamadılar.Sezon boyunca yavaş kalma
riski olduğu pistlerde dahi ilk söz hakkı hep Sebastian Vettel’in di.Çok domine
bir otomobilde olması her ne kadar şampiyonluğu hafifletici gibi gözüksede araçla
olan mükemmel uyumu ve gridin en kurnaz pilotlarından Mark Webber’i adeta
ezmesi başlı başına bir Çifte Şampiyonun yapabileceği bir şey olsa gerek.
Murat Özkurt
McLaren değerlendirmesi yakında…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder